İşe Geç Kalma Tutanağı Kaç Kez Tutulursa Tazminatsız İşten Çıkarma Yapılır?
Tazminatsız işten çıkarılma, özellikle bir işyerinde uzun süre emek veren çalışanların isteyeceği en son şeylerden biridir. Zira tazminat hakkı çalışan için bir emek birikimidir ve dolayısıyla da bu birikimin bir anda yok olması hem psikolojik hem de ekonomik açıdan kişide ciddi sıkıntılara neden olabilir. Bu yüzden işe geç kalma tutanağı kadar tazminatsız çıkarılmaları önlemek için kaç kez bu tutanağın tutulduğu da önemlidir.
İş dünyasında zaman yönetimi, işleyişin sürdürülebilirliği açısından en temel disiplin kurallarından biridir. Bir çalışanın mesai saatlerine uymaması, sadece kendi işini aksatmakla kalmaz, aynı zamanda ekip içindeki iş bölümünü bozar ve işverenin yönetim hakkını zedeler. İş kanunumuzda işe geç kalma eylemi, doğrudan bir fesih sebebi olarak düzenlenmemiştir; ancak bu durumun süreklilik arz etmesi, iş yerindeki düzeni bozması ve usulüne uygun belgelerle kayıt altına alınması halinde “geçerli sebeple fesih” veya ağır durumlarda “haklı nedenle fesih” yolunu açabilir. Çalışanlar ve işverenler arasında en çok merak edilen konu ise, bu sürecin kaç tutanakla tazminatsız işten çıkarmaya (kovulmaya) dönüşeceğidir.
İşe Geç Kalma Tutanağı Kaç Kez Tutulursa Tazminatsız Olarak İşten Çıkarma Yapılır?
Hukuki açıdan bakıldığında, “şu kadar tutanak tutulursa işten çıkarılır” gibi kesin ve sayısal bir kanun maddesi bulunmamaktadır. Yargıtay kararları ve iş mahkemesi uygulamaları, olayın tekrarlanma sıklığına, çalışanın savunmasına ve işverenin bu süreçteki iyi niyetine odaklanır. Genellikle kabul gören uygulama, aynı yıl içerisinde benzer hataların tekrar etmesi ve çalışana gerekli uyarıların yapılmış olmasıdır. Bu sürecin her aşamasında hazırlanan her bir tutanak örneği mahkemede sunulacak en somut kanıt zincirini oluşturur.
Süreklilik Arz Eden Geç Kalmalar ve Yargıtay Kriterleri
Bir çalışanın bir kez işe 5 dakika geç kalması, kural olarak tazminatsız işten çıkarma sebebi sayılamaz. İş hukukunda “ölçülülük” ve “feshin son çare olması” ilkeleri esastır. İşveren, işçinin geç kalma alışkanlığını öncelikle sözlü uyarı, ardından yazılı ihtar ve savunma istemiyle düzeltmeye çalışmalıdır. Eğer işçi, yapılan yazılı uyarılara rağmen işe geç gelmeye devam ediyorsa, işverenin iş sözleşmesini feshetme hakkı doğar. Yargıtay, özellikle bir ay içinde üç kez veya bir yıl içinde belirli bir sayının (genellikle 3-5 arası) üzerindeki haksız geç kalmaları, iş akdinin devamını çekilmez kılan bir durum olarak değerlendirebilmektedir.
Burada önemli olan nokta, geç kalmanın “haklı bir sebebe” dayanıp dayanmadığıdır. Örneğin; olağanüstü hava muhalefeti, toplu taşıma grevleri veya öngörülemeyen bir trafik kazası gibi mücbir sebeplerle yaşanan geç kalmalar disiplin suçu sayılmamalıdır. Ancak çalışanın sürekli olarak “uyuyakaldım” veya “otobüsü kaçırdım” gibi bahanelerle geç gelmesi ve bunun sistemli bir hal alması, işverene fesih yetkisi verir. Her geç kalma anında tutulan tutanak metni, ileride açılacak bir davada çalışanın bu davranışı alışkanlık haline getirdiğini ispatlar.
Savunma İstem Yazısı ve İhtar Süreci
İşverenin tazminatsız fesih yoluna gidebilmesi için sadece tutanak tutması yeterli değildir; mutlaka işçinin savunmasını alması gerekir. Geç kalan işçiye, geç kaldığı tarih ve saat belirtilerek “bu durumun nedeni hakkında savunmanızı sunun” şeklinde bir yazı tebliğ edilmelidir. İşçi savunmasında geçerli bir mazeret sunamazsa, işveren kendisine yazılı bir ihtar (uyarı) verir. Bu ihtarın içeriğinde, davranışın tekrarı halinde iş akdinin feshedileceği açıkça ihtar edilmelidir.
Eğer ihtar sonrası çalışan tekrar geç kalırsa, artık “iyi niyet” sınırları aşılmış sayılır. İş mahkemeleri, işverenin çalışana şans verip vermediğine bakar. Eğer işveren, çalışanı daha önce hiç uyarmadan doğrudan üçüncü tutanakta işten çıkarırsa, bu fesih haksız bulunabilir ve işe iade davası kazanılabilir. Ancak düzenli tutulan kayıtlar, alınan savunmalar ve verilen ihtarlar bir bütün olarak sunulduğunda, işverenin feshi “geçerli” kabul edilir. Bu prosedürlerin eksiksiz yürütülmesi, tarafların hak kaybına uğramasını engeller.
Tazminatsız Fesih (Kod 29) ve Haklı Neden Ayrımı
İşe geç kalma genellikle “geçerli sebep” sınıfına girse de, bazı uç durumlarda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi (Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık) kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin; işçinin işe geç gelmeyi kasıtlı olarak bir başkaldırı veya işi yavaşlatma eylemi olarak yapması durumunda, işveren tazminatsız fesih yoluna gidebilir. Ancak bu oldukça ağır bir iddiadır ve ispat yükü tamamen işverendedir. Normal şartlarda, süreklilik arz eden geç kalmalarda ihbar ve kıdem tazminatı ödenerek fesih yapılırken, disiplin prosedürlerine tam uyulması halinde tazminatsız çıkarma da mümkün olabilmektedir.
Sonuç olarak, işe geç kalma nedeniyle işten çıkarılma süreci tamamen belgelendirme hızı ve doğruluğu ile ilgilidir. İşçinin bu süreçte her tutanağa itiraz şerhi düşme ve gerçek mazeretlerini belgelendirme hakkı vardır. İşveren ise disiplini sağlamak adına süreci şeffaf yürütmelidir. Kaç tutanak tutulacağı değil, tutulan tutanakların hukuki zeminde ne kadar tutarlı olduğu sonucu belirler.
Aşağıdaki yazılarımıza da göz atabilirsiniz;
Tutanak tutarken yaygın yapılan hatalar ve çözümleri
Tutanak nedir ve hukuki geçerliliği nasıl sağlanır?
Sınıf düzenini bozan öğrenciler için tutanak
Üniversitede tutanak yersek ne olur?
Ortaokulda tutanak yersek ne olur?
Lisede tutanak yersek ne olur?
Alacak verecek için borç tutanağı
